Size bir telefon kadar yakınız
0 850 532 19 14
Dil Seçin
trende

Sosyal Medyada Eşin Soyadını Kullanmamak Boşanma Nedeni Midir?

94 görüntülenme
Sosyal Medyada Eşin Soyadını Kullanmamak Boşanma Nedeni Midir?

Kanunumuza göre kadın evlendikten sonra kocasının soyadını almaktadır. Bu sebeple evlilik birliği süresince kadın, eşinin soyadını kullanır. İstem olması halinde ise kocasının soyadı önüne kendi soyadını da ekletebilir.

Sosyal medyanın hayatımıza girmesi ile birçok alışkanlık da değişmeye başladı. Bunlardan biri de evlendikten sonra sosyal medya hesaplarındaki soyadı değişikliğidir. Evlendikten sonra sosyal medya hesaplarına eşlerinin soy isimlerini ekleyenler olduğu gibi bazıları ise bunu tercih etmemektedir. Ancak soyadı değişikliğinin yapılmaması, kadına boşanma davasında kusur olarak yüklenemez.

Yargıtay da kadının sosyal medya hesaplarında sadece bekarlık soyadını kullanmasını boşanma nedeni olarak kabul etmemiştir.

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/21172 E 2016/15048 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma-Mal Rejimi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi, tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı-karşı davalı kadının facebookta kızlık soyadını kullanmasının kusur olarak yüklenemeyeceği, davalı-karşı davacı erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurları yanında ortak çocuğa da şiddet uyguladığı ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalıkarşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yersizdir.

2-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk 2004 doğumlu … yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-karşı davalı kadın yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK m. 174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıdaki yazılı harcın …’a yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkada harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran…’ya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

BU KONU HAKKINDA UZMANIMIZDAN HEMEN BİLGİ VE DESTEK ALMAK İSTERSENİZ

LÜTFEN FOR YOU BİLİŞİM İLETİŞİM HATTIMIZI ARAYINIZ!..

0 850 532 19 14